Kaşınma......

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Kaşınma......

Mesaj tarafından Admin Bir Çarş. Haz. 22, 2011 8:45 pm

Mubişlerimiz çok temiz canlılardır. Doğada, hayatta kalabilmek için tüylerin temiz ve bakımlı olması gereklidir. Tüylerin kirli ve bakımsız olması, onların soğuktan veya sıcaktan korunmasını sağlayamaz ve uçmalarına engel olur.

Bu nedenlerle ; öncelikle yaşamın gerekliliklerini yerine getirmek ve kendilerini beğendirmek amaçlı olarak gün içinde , serbest dolaşabilen veya büyük kafesli kuşlarda çok daha sık olmak üzere (çoğu üyemize göre) “kaşınırlar”. Bu kaşınma periyodunu gerçekten “sık” olarak düşünebilirsiniz.

Sizlere “Tüyler / Tüy Değişimi” hakkında bilgiler vermiştim yakın zamanda.
Tüyler / Tüy Değişimi hakkında genel ve ek bilgilendirmeler için tıklayınız

Şimdi biraz daha detaylandıralım ve “kaşınma” davranışlarını gözlemleyelim.

Çoğunlukla gagalarını ve ense/yanak kısımları için de arada ayaklarını kullanırlar kaşınmak için. Çok nadiren tek ayak üzerinde iken taranırlar. Tüylerini; gaga ucuyla kimi zaman hışırtılar çıkararak tarar, çekiştir, düşmekte olanları atar, kabartır, sağrı bölgelerindeki preen bezlerine başlarını sürerek aldıkları “yağ”ı tüylerine sürüp parlatarak su tutmaması için kayganlaştırır, kafalarını kanat altlarına sokar, aşağıya eğilip başlarını bacaklarının arasına sokarak dışkılık ve karın altı bölgelerindeki tüylere de ulaşıp tararlar. Kanat altlarını, göğüs tüylerini gaga ucu ile hafifçe kabartırlar. Uzun kanat tüylerini tek tek ayırırlar ve kuyruk tüylerini sonundan taramaya başlayıp baş üstüne doğru eğerler ve ucuna kadar devam ederler bakımlarına.

Kimi zaman düşen tüylerini gagalarında evirip çevirirler, gerçekten bunlarla oynamayı çok severler. Bazen , özellikle pamuksu beden/göğüs tüyleri cerelerine, gagalarına,cere üstü tüylerine hatta gözlerine takılıp kaldığında paniğe kapılırlar.

Kafalarını/yanaklarını/enselerini/göz kenarlarını kafes tellerine, bazı aksesuarlara sürterler. Bu durum, kafes ve aksesuar hijyeninin önemini bir kez daha ortaya koyuyor, çoğu mantar, göz enfksiyonlarının nedeni budur. Tüy değişim dönemlerinde parmağınızla kafalarını, yanaklarını, enselerini kaşıtma istekleri artar (Bu çok alışkın kuşlar için geçerlidir, henüz alışmamış kuşlara parmağınızı uzatıp denemeyiniz). Genelde bakımlarının bitmesi ile tüm bedenlerini silkelerler. Aklıma başka davranışlar geldiğinde eklerim.

Alın tüylerini de etkileyen bir tüy değişimi döneminde iseler, cerelerinin hemen üstündeki kan tüylerinde zedelenmeler ve hafif kanamalar, tüylerde pembeleşme/turunculaşma görülebilir. Gene bu dönemlerinde bakım yaptıkları süreler uzayabilir, sıklığı artabilir.
Bazı kuşlarda ; kaşındıkça “kepek” şeklinde çok çok küçük beyaza yakın deri/tüy parçacıklarının döküldüğü görülebilir.

İşte tüy bakımı bunlardır, doğaldır, sorun veya hastalık değildir. Beslenmelerine, vitamin desteklerine, hijyene özen gösterilmesi yeter. Hatta bu bakımı yapmayan kuşların hasta veya ağır stres altında oldukları düşünülmelidir.

Bazı deneyimsiz, bilgilenmemiş gözler; bu davranışları bitlenme, parazit olarak değerlendirir ve paniğe kapılıp , mubişlerimizde kullanımı kolay olmayan hatta sakınca yaratan spreyleri yangınsöndürücü cihazlar gibi üzerlerinde kullanırlar.

Daha da kötüsü, gene o gözler kanıksama durumu da eklendiğinde , aslında parazit/kist/tümör/yara vb. nedeniyle kaşınmaya çok benzeyebilen bazı davranışları “doğal” olarak yorumlayıp mubişinin ağırlaşmasına, huzursuzluğunun artmasına hatta ölümüne yol açarlar.

Yukarıdaki linkte de belirttiğim hususu tekrarlayayım: Öncelikle mubişlerinizi çok iyi tanıyınız. Hastalıkları hakkında bilgi edininiz. Parazit istilasının ne olduğu, bitlerin, böceklerin özellikleri, belirlenme şekilleri, yokedilme yöntemleri ile tüylerle ilgili olarak kütüphanemizde yer alan ilgili tüm konuları, ki bir kısmının linkini aşağıda verdim, dikkatli şekilde inceleyiniz.

Kaşınıyor, bitlendi mi? Kaşınmasını önlemek için ne kullanayım? Annem kızıyor, tüy dökümü önleyici ilaç (neyse v nedense) var mı? Bazıları gerçekten saçma olan bu tür soruları sorulmadan önce bir kez daha düşünülmeli. Neden? , Nasıl? Ne süre ile? , Hangi koşullarda? Hangi bölgeyi? gibi soruları çoğaltarak kendinize sorunuz. Ve “parazit”in varlığını , türünü kesin olarak belirlemeden konu başlığı açmayınız. Ancak doğru belirlemelerinizden sonra ilaç önerilerinde bulunulabilir.
avatar
Admin
Admin

Mesaj Sayısı : 24
Kayıt tarihi : 22/06/11
Yaş : 20

Kullanıcı profilini gör http://muhabbetkusu.forumdizini.com

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz